Az Bulutlu 33.7ºC Ankara
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Düzce
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kahramanmaraş
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kilis
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Şanlıurfa
  • Şırnak
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak
Gündem
TRT Haber 17.08.2026 15:51

Mavi Vatan'daki koruma alanları genişliyor

Türkiye, Mavi Vatan'daki haklarını ve çevresel zenginliği korumak için tarihi karara imza attı. Resmi Gazete'de yayımlanan kararla, Ege ve Akdeniz'deki 2 alan deniz milli parkı ilan edildi.

Mavi Vatan'daki koruma alanları genişliyor

Türkiye, uluslararası hukuk dahilinde deniz koruma alanları ilan edilmesine yönelik çalışmalarını sürdürüyor.

Ege ve Akdeniz'deki iki alan, Deniz Milli Parkı ilan edildi. Cumhurbaşkanı kararı ile Kuzey Ege ve Fethiye-Kaş Deniz Milli Parkları ile Türkiye, Mavi Vatandaki deniz alanlarında çevre koruma statüsünü genişletmiş oldu.

İki alanın Deniz Milli Parkı ilan edilmesiyle, Türkiye'nin denizlerindeki koruma politikası yeni bir aşamaya taşındı.

Ege'de "hukuki pozisyon" vurgusu

Dışişleri Bakanlığı kaynakları, Türkiye’nin, Mavi Vatanın biyolojik ve çevresel zenginliklerinin korunmasına önem verdiğinin altını çizdi.

Yeni milli parkların, Türkiye’nin deniz yetki alanlarına dair hukuki pozisyonuyla tam uyumlu olduğu belirtildi.

Türkiye bu adımla, sadece kara sularında değil, kara sularının ötesindeki deniz yetki alanlarında da çevreyi koruma önceliğini dünyaya göstermiş oldu.

Yunanistan'ın geçmişteki tek taraflı girişimlerinin Türkiye açısından hukuki sonuç doğurmadığı bir kez daha hatırlatıldı.

 

Tedbirler eksiksiz uygulanacak

Tarım ve Orman Bakanlığı koordinasyonunda, ilgili tüm bakanlıklarla eş güdüm çerçevesinde yönetilecek parklarda, seyrüsefer serbestisini koruyacak tedbirler de eksiksiz uygulanacak.

Sürecin geçmişi çok aşamalı diplomatik ve hukuki planlamaya dayanıyor. Türkiye'nin nisan 2025'te açıkladığı deniz mekansal planlama haritası, haziran ayında UNESCO nezdinde kayıt altına alınmıştı.

Ağustos 2025'te kayıt altına alınan iki stratejik bölge, bugünkü kararla nihai hukuki statüsüne kavuştu.

Sıradaki Haber
Alihan Kuriş'in ifadesi ortaya çıktı
Gündem
TRT Haber 17.08.2026 14:32

Alihan Kuriş'in ifadesi ortaya çıktı

"Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütü"ne yönelik operasyonda suç örgütü lideri olduğu öne sürülerek tutuklanan Alihan Kuriş'in emniyet ifadesi ortaya çıktı.

Alihan Kuriş'in ifadesi ortaya çıktı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma kapsamında "suç örgütü kurma ve yönetme", "suç örgütüne üye olma", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından tutuklanan Kuriş, emniyet ifadesinde etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istemediğini belirtti.

Şüpheli Kuriş'e, kimlik ve meslek bilgileriyle ekonomik durumu soruldu. Mimar olduğunu ve aylık ortalama 380 bin lira geliri bulunduğunu beyan eden Kuriş, üzerine kayıtlı GSM hattı olmadığını belirterek, "İletişim için genelde ofis hattını kullanırım, ancak numarayı şu an net olarak hatırlamıyorum. Bunun dışında aile üyelerimin kullandığı GSM hatları ile irtibat kurmaktayım. Benim adıma ya da başkası adına olup kullandığım hiçbir başka hat yoktur." ifadesini kullandı.

Mal varlığına ilişkin soruları da yanıtlayan Kuriş, babasından intikal eden miras gayrimenkullerinin yanı sıra Sakarya Erenler'de bir ofis hissesi, Çamlıca'da 3 katlı bir ev ile Kısıklı'da aile fertleriyle hisseli 450 metrekarelik bir arsasının olduğunu kaydetti.

Şirket ortaklıkları ve ticari faaliyetleri hakkında detay veren Kuriş, 2005'te kardeşi Hilmi Tuna Kuriş ile kurdukları ve halen yüzde 51 hissesine sahip olduğu Altun Mimarlık İnşaat firmasında aktif olarak faaliyet gösterdiğini belirtti.

Kuriş, geçmişte ELF Yapı İnşaat yüzde 49 ve dayısının şirketi olan Arden Gıda Sanayi Ticaret AŞ'de yüzde 5 hisse ortaklığı bulunduğunu beyan etti.

Kuriş'e soruşturma kapsamında suça konu şirketlerle ilişkisi de soruldu.

ELF Yapı ve Altun Mimarlık ile ortaklık bağını kabul eden Kuriş, Güldeniz İnşaat ve Ardeniz Emlak'ın annesi ve dayılarına miras kalan şirketler olduğunu söyledi.

Kayınbabası Mustafa Kösemusul'un ortak olduğu Perka Yapı, Asya Otomotiv, Ada Nakış, Verona, Ada Dokuma ve Asya Süs Bitkileri şirketleriyle ise bir bağı olmadığını savundu.

Güleryüz Kuyumculuk'un eşinin ablasının eşine ait olduğunu belirten Kuriş, bu şirketle de ticari, hukuki veya fiili bağlantısı olmadığını iddia etti.

MASAK raporu ve banka hareketleri

Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporlarında yer alan finansal veriler ve şirketler arası yüksek para hareketleri de şüpheli Kuriş'e yöneltildi.

Arden Gıda Limited Şirketi'nin 2023 yılı sonrasında işlem hacminin ciddi oranda artması, POS ciro transferleri ve çeşitli şirketler üzerinden gerçekleştirilen milyarlarca liralık para akışına ilişkin rapordaki tespitlere yönelik soru üzerine Kuriş, şirketlerin ticari ve bankacılık işlemlerinin usulüne uygun şekilde muhasebe ve mali çalışanlar tarafından takip edildiğini savundu.

Tanık ifadesinde geçen, "Kuriş'in yapının başına geçmesinin ardından ticari kurum ve yurtların yöneticileri başta olmak üzere cemaat mensuplarına 'mutlak itaat' konusunda baskı yaptığı ve yakınındaki bir grup isim aracılığıyla yapıyı yönettiği" iddiası sorulan Kuriş, tanığı tanımadığını belirterek, "Bu ifadeyi kesinlikle kabul etmiyorum. Aleyhime atılmış bir iftiradır, hayal ürünüdür." ifadelerini kullandı.

Üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini belirten Kuriş şu beyanda bulundu:

"Benim hakkımda böyle ithamların yapılmış olmasını bir itibar cellatlığı olarak değerlendiriyorum. Kesinlikle kabul etmiyorum. Ben Alihan Kuriş dedem Süleyman Hilmi Tunahan hazretlerinin torunu varisi ve temsilcisiyim. Onu sevenler beni sever ben de onları severim. Kuran-ı Kerim hizmetlerini dedemin usulü üzerine devam ettirmek en önemli vazifemdir. Aynı zamanda bu konuda sivil toplum kuruluşunun kanaat önderiyim. Ancak yukarıda iddia edilen suçlamalarla alakalı hiç kimseye emir ve talimat vermedim. Dolayısıyla tarafıma isnat edilen asılsız suçlamaları kesinlikle kabul etmiyorum."

Yükleniyor lütfen bekleyiniz